Lilypie Kids Birthday tickers

13 Temmuz 2010 Salı

Tuvalet Eğitimi ve Popoya Özgürlük

Bezi bırakmak için acele etmedik, doktorumuz da aynen böyle söylemişti zaten. Tuvalet eğitimi çocukların psikolojisini oldukça etkileyen bir konuymuş, oldukça dikkatli ve tutarlı davranmak gerekiyormuş. Zaten çocuk yetiştirme de her şey tutarlı olmakta yatıyor çoğunlukla, yani, söz ağızdan bir kere çıkacak, geri dönüş yapmayacaksın, yapamayacağın şeyi öyle gaza gelip söylemeyeceksin, söylediysen de artık bir şekilde yapacaksın vesaire. Şimdi ben de senin bez bırakma hikayeni anlatacağım. Aslında annenin bez hikayelerini böyle alenen yazıyor olması seni büyüyünce rahatsız edecek olsa da unutma ki ben bu blogda yardımcı yazarım, yani öyle de saygılı bir anneyim şekerim, istersen büyüyünce girer şifreni de değiştirir, beni de şutlarsın blogdan tabii orası senin bileceğin bir iş. Neyse, konuyu yine dağıttım. Dedim ya biz anne ve baba olarak acele etmedik, anneannen bir iki kere yeltendi “bu çocuğa çişini öğretelim” diye ama onu da bastırdık, o öğreneceği zaman söyler diye. Nitekim bir süre sonra bunu belli etmeye başladın. Bir de tuttuk Joker’in yolunu ve çok afili bir lazımlık aldık. Üstünde klozet kapağı gibi bir kapak var, ve haznesine çişini yaptığın zaman müzik çalıyor ardından da bir alkış kopuyor. Ayrıca, normal tuvalete geçtiğin zaman klozetin çocuk poposuna uygunluğu için oturağı da var. Bir de “alıştırma kilodu” denen normal kilot gibi fakat kumaşın arasında koruyucu naylon bir tabakanın bulunduğu çamaşırlardan aldık. Tavsiye etmem gerekirse mothercare den aldıklarımızı hiç kullanamadık, belleri çok düşüktü ve sürekli sırtın açılıyordu. Libas dan yanları çıtçıtlı nispeten yüksek belli çamaşırlar aldık ve çok daha memnun kaldık. Bir de fanilalar aldık. Bunlar yeni şeyler tabi, alttan çıtçıtlı tulumları bırakman anlamına geliyor, artık hepimiz gibi kilot ve fanila giyeceksin, bir nevi iç çamaşırı kültürün oluşmaya başlayacak,hehe. Bütün gerekli hazırlıklardan sonra dedik ki “Deniz’cim artık sana bez bağlamayacağız, sen çişin geldiğin zaman söyleyip lazımlığına yapacaksın. Böylece daha rahat gezebileceksin.” Her şeye olduğu gibi buna da “tamam” dedin. Biz de çıkardık bezi ve bu zorlu olduğunu duyup okuduğum ve biraz da tırsıp itici bulduğum süreç başlamış oldu. Bu arada bezi çıkartınca yine tutarlılık gerekiyormuş, bir daha asla bezi geri takmamak gerekiyormuş, biz de öyle yaptık. Yaklasik 1 hafta alıştırma kilodu giydirdik, fakat anneannen evde giydirmeyelim, evde normal çamaşır giysin, dışarı çıkarken bir yere giderken falan alıştırmayı giydirelim dedi. Bana da mantıklı geldi çünkü bu alıştırma kilodu denen nanede sonuçta çişi tutuyor ve bezden çok da farklı değil aslında, bir süre sonra ona da alışıp yapmaya başlayabilirsin sonuçta. Biz de başladık normal çamaşıra, bir iki kere ortalığı çiş götürdü ama çabucak öğrendin. Kaçırılan durumlarda cesaret verici olduk, kesinlikle kızmadık, asabiyet yapmadık ve üzerinde gereğinden fazla durmadık. Lazımlıkla olan anılarımız ise çok ayrı, yapınca müzik çalıyor ya, sen koştur koştur lazımlığa gidiyorsun çişini yapıyorsun ve lazımlıkla birlikte başlıyoruz hepimiz alkışa dansa, süper komikti. Diğer bir komik durum ise annenin gezegen bir insan olmasından kaynaklı, bütün avmlerde, sokaklarda elimizde koca bir lazımlık poşetiyle gezip, çiş geldiğinde “amannnınnn çekiliiin” naralarıyla tuvatlere koşturma anları oluyordu. Bir de bütün koşturmaca ve lazımlıkta 10 dakika oturma sonrasında yapılamayan çiş eller yıkanıp tuvaletten çıkıp gezmeye başlayınca yine gelir ve aynı koşturmaca tekrar tekrar tekrarlanır, asla “yap” diye ısrar edilmez, işte o zaman annelik nasıl bir sabır küpü olmayı gerektirir bunu açık ve net anlar bütün anneler, ve “ben seni ne çilelerle büyüttüm” yakınması ileride kullanılmak üzere kafaya yazılır. Neyse, lazımlık kısmını da çok uzatmadık, 2-2,5 hafta içinde tuvalete geçtik. Kakamızı yapınca, kakayı ailemizden bir parça gibi bağrımıza basıp sifonu çekerken ona el salladık. Arada bir kaçırmalar, tutamamalar olsa da tuvalet eğitimi korktuğumun aksine oldukça kolay ve rahat oldu, nasıl oldu ben de anlamadım ama oluverdi işte.

Sonra soruları yanıtladık bir bir ve defalarca , “kaka nasıl oluyor?”, “babacım bana kakayı anlat?”, “kakam nereye gidiyor?”.

Bu yazıyı geç yazdım, yaklasık 2 yaşını doldurduğundan beri tuvaleti kullanıyorsun.

Hiç yorum yok: