18 ay 2 hafta 5 günlüksün... İşten eve geldiğimizde sen sokakta oluyorsun, havalarda güzelleşti ya misss...Sokakta oynarken arada bir ellerini çırpıp "yaşasiiinn" diye bağırıyorsun, bütün kış eve tıkılmış o avmden bu avmye akmış çocuk bahar gelip de iplerini koparınca böyle oluyormuş demek ki. Tüm esnaf tarafından tanınarak, mahellemizin balıkçısının önünde "baalııt balııııt"diye bağırarak, markette "süüt süüt" diyerek ve tüm kasiyerlerle selamlaşarak, gazetecide dergileri eşeleyerek, ve herkese gülücükler atarak başlayan sosyalleşme bugün yan apartmanın çocuklarının seni oynamaya çağırmasıyla tavan yapmış durumda. Yan apartmanın arka bahçesinde top kovalayan çocukların arasında koşturmanı, 7 yaşındaki (ve annesinden aldığımız istihbarata göre etrafına çok yanlızım bir kardeşim bile yok diyerek deli dibi kardeş isteyen) Bengüsu'nun elinden tutarak etrafta dolaşmanı görmek ne büyük mutluluk kaynağı. Daha düşüceksin o bacaklar yara felan olacak yaaa....
19.ay (1.yaş) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19.ay (1.yaş) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Mayıs 2009 Salı
5 Mayıs 2009 Salı
2 Mayıs 2009 Cumartesi
Hava Kuvvetleri Müzesi..
Her uçak gördüğünde havaya doğru işaret edip "uçaatt, uçaaatt" diye bağırmaların, nihayetinde helikopterin farklı birşey olduğunu öğrenip "heliput, heliput" demen üzerine Hava Kuvvetleri Müzesine gidip devasa uçakları yakından görmenin tam zamanıydı. Biz de bugün bu aralarda ne yapacağı belli olmayan havaya rağmen çıktık müzeye gittik. Müze Istanbul yolunda Ankara'ya gelip giden herkesin "aaaa uçaklara bak" dediği yer işte müze oluyor. Girişte cüzi bir miktar para veriliyor ama garip bir uygulama var, kamera veya fotoğraf makinesi sokabilmek için ekstradan 6 tl ödemek gerekiyor, biraz pahalı bence. Neyse, müze gerçekten de çok güzel, açık alanda uçaklar, kapalı alanda ise tarihi havacılık kıyafetleri, maketler var. Yaklaşık 3 saat gezmişiz, tabii sen de çok eğlendin, "uçaaat uçaaattt" diyerekten. Ayrıca, iki tane uçağa da binebiliyorsun, süperdi. Biz binemedik tabii, karizma çizilmesin diye, seni bindirdik ama bir dahaki gittiğimizde ben de bineceğim. Kafede var, kahveyi 500 tl ye satıyorlar, şaka gibi. Orada biraz dinlenip eve döndük. Hepimiz için çok keyifli bir gün oldu...


27 Nisan 2009 Pazartesi
Parmak boyaları
Oyun hamurundan sonra 2. yeni uğraşımız ise parmak boyaları oldu. Hamurdan daha çok keyif aldığını söyleyebilirim. Bir süre elimni sokup kağıtları boyadın sonra masayı sonra kulaklarını derken her yerine süremeye kalkınca bu uğraşıyı da kısa kısa ve sık sık yapmamız lazım geldiğini anladık :) Üff çok eğlenceli yahu.26 Nisan 2009 Pazar
Oyun hamurları...
Yeni bir uğraş bulduk, senin için mi yoksa kendimiz için mi bilinmez ama çok zevkli bir uğraş. He sana öğretmek hem de eğlenceye susamış büyükler olarak kendimizi eğlendirmek için başladık hamurdan birşeyler yapmaya. Sen şaşırdın tabii, aldın eline ööle bööle bile mıncıkladın sonra tabii ki ağzına atmaya çalıştın ve hatta attın zor aldık. Sonra sürekli ağzına atmaya çalışınca bu uğraşımızı kısa tuttuk. Bundan sonra kısa kısa ama sık sık mıncıklayacağız oyun hamurlarını. Kardan adam el işlerinde son derece kabiliyetsiz olan anne kişisine, ördek ve beyaz civciv ise her şeyin en iyisi yapmalıyım modundaki baba kişisine aittir :)25 Nisan 2009 Cumartesi
Olmak İstemediklerim üzerine Manifestom...
- Elinde yemekle çocuğunun peşinde gezen bir anne olmak,
-Alışveriş merkezlerinde tırtıl gibi oyuncaklara binince çocuğunun peşinde gezen ve onun dikkati çekebilmek için hiperaktif bir şekilde çığlıklar atıp el sallayan bir anne olmak,
-Herşeye karışan bir anne olmak,
-İşi gücü çocuğu olan, başka hiçbir şeyi umursamayan bir anne olmak,
-İzin vermeyen bir anne olmak,
-Vuran bir anne olmak,
-Çocuğunun yerine konuşan bir anne olmak...
Bunların birini bile yaparsam beni uyarırsın tamam mı Deniz?
-Alışveriş merkezlerinde tırtıl gibi oyuncaklara binince çocuğunun peşinde gezen ve onun dikkati çekebilmek için hiperaktif bir şekilde çığlıklar atıp el sallayan bir anne olmak,
-Herşeye karışan bir anne olmak,
-İşi gücü çocuğu olan, başka hiçbir şeyi umursamayan bir anne olmak,
-İzin vermeyen bir anne olmak,
-Vuran bir anne olmak,
-Çocuğunun yerine konuşan bir anne olmak...
Bunların birini bile yaparsam beni uyarırsın tamam mı Deniz?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





