Lilypie Kids Birthday tickers

22 Nisan 2011 Cuma

Merhaba "ATEŞ", uzun zamandır görünmüyordun...

Bu sabah ateşli uyandın, 38,5 dereceydi. Kreşe başlamanla birlikte sanırım yine başlıyoruz. Ama bu sefer Ankara'dakine göre daha iyi, öyle "ay bayıldım yattım" modunda değilsin, verdik ateş düşürücüyü indi. Öğretmenin de yarın bahçede yapılacak 23 Nisan gösterisinin yağmur nedeniyle iptal edildiğini ve bugun içeride alternatif bir kutlama yapılacağını söyleyip, 1-2 saatliğine getirmemizi isteyince, götürdüm ben de seni. Şimdi sen de hasta olmayanlara bulaştıracaksın muhtemelen. Zaten kreşte çocukların sık sık hastalanmasının nedeni hasta çocukların kreşe gitmeleri bence. Hasta çocuğu ne gönderiyorsunuz kreşe diye kızacağım ama tabii anne baba çalışıyorsa ne yapsınlar.

Sabah sen ateşli uyanınca baban yine paniğe bağladı kendini, "antibiyotiğe başlayalım" hemen nutuklarına başladı. Ben hafif atlatacağını düşünüyorum. Bakalım...

12 Nisan 2011 Salı

Bir kreş denemesi daha...

Taşınalı 1 ay oldu, Ankara'daki kabus dolu kreş günlerimiz oldukça geride kaldı. Ama yine de kreş deyince aklıma düşmeyen ateşler, öksürükler, burun akıntıları, sürekli bir endişe ve her yere aynı anda yetişememe korkuları geliyor aklıma. Bu hastalıkları yüzünden sen de şöyle bir keyifle gidemediğin gibi kreşten de nefret etmiştin. Burada evdeyim, çalışmıyorum. Ve itiraf ediyorum seninle bütün bir günü verimli geçirebilmem mümkün olmuyor. Bu senden kaynaklanmıyor elbette benden kaynaklanıyor. Çok sabırlı bir anne değilim ben, ya da çok fedakar, kendime vakit ayırmam gerekiyor mutlu olabilmek için. Bir de tabii kendi yaşıtlarınla oynama ihtiyacın var.

Neyse, bize en yakın kreşle görüştüm, Eylül'e kadar dolu olduklarını söylediler. Moralim bozuldu derken, tesadüfen arka sokakta bir kreşe daha rastladık. Pembe boyalı binayı görünce tutturdun "pembe kreşe gitmek istiyorum" diye. Deneme süresinde bir sorun yaşamadık, koşa koşa gidiyorsun kreşe. Benim de için rahat, oldukça az öğrenci var. Ve şimdilik yarım gün gidiyorsun tabii, uyumayı sevmediğinden kreşte uyku olayına girmek istemiyorum şu an. Çünkü biliyorum ki seni orada uyutmaya kalktıklarında sende şalterler atacak. Neyse, işte böyle...ha bir de lütfen hasta olma tamam mı?