Lilypie Kids Birthday tickers

25 Ekim 2008 Cumartesi

1. Yaşgünü Partisi..

1. yaşgünü partisinin ardından biraz çiziktiriyim dedim. Hepimiz için heyecan verici bir gün oldu, ee ne de olsa ilk doğumgünü partin ve belki de herşeyin bizim istediğimiz gibi olacağı tek partin, bundan sonra artık sen nasıl istersen öyle olur diye düşünüyorum :)

Hazırlıklara birkaç gün öncesinden başladık. Yiyecek içecek alışverişi yaptık, bir sürü süs aldık ve pastamızı sipariş ettik. Partimize katılanlar için ne tip bir teşekkür hediyesi yapacağımıza karar verdik. Her ne kadar herşeyi planlamaya çalışmış olsak da son gün iki ayağımız bir pabuca girdi, neyse ki dayı ve Ceren Teyze erken gelmişlerdi ki bize yardım ettiler yoksa halimiz haraptı. Doğumgünü partimizi evimize sığamayacağımızdan amcanın evinde yaptık, öğlen saat 12 gibi süslerimizi, anneannenin yaptığı pastaları, rus salatalarını ve kurabiyeleri aldık amcanın evine gittik. Yaklaşık 1 saat balon şişirdik, allahtan balon şişirme aparatı almıştık yoksa o kadar balonu üfleyerek şişirmek gerçekten imkansız olacakmıştı. Ceren teyze ve ben balonları şişirirken, baba ve dayı tavan süslemeleri için organize oldular, birlikte bir düzen tutturduktan sonra biz giyinmeye gittik, süslemeleri de Ceren teyze ve dayı birlikte tamamladılar. Misafilerimiz saat 16.00 gibi gelmeye başladılar, ev dolup dolup taştı sen bir oraya bir buraya saldırdın ve inanılmaz mutlu oldun. Daha önce yazdım mı bilmiyorum ama inanılmaz sosyal bir felaketsin, hiçbir şekilde yabancın yok, herkesin kucağına gidebilir, herkesle iletişim kurabilir bir yapın var bu yüzden etrafta bir çok insan olması seni rahatsız etmiyor, dahası sevildiğini anlıyorsun. Neyse, ilerleyen saatlerde pastamızı kestik, sen yanan mumları tutmaya çalıştın biz de bir panik halinde üfledik mumları :) Daha sonra sıra hediyeleri açmaya geldiğinde ise çıldırdın, herbir hediye için ayrı cırladın, ben bu kadar çok farkına varacağını düşünmemiştim açıkçası. Böyle işte, biz çok eğlendik, sen daha çok eğlendin. Fotograflar, katılımcı listemiz, ilk yaşgünü partisi sonrası mal varlığının listesi ise aşağıda (onların ayrıca fotoğraflarını çekip senin için saklayacağım)... iyi ki doğdun kızımcım...iyi ki varsın...
Pastan...


Süslemeler (Ceren teyze, dayı ve Alper dayı tarafından geliştirilmiş kısım..)

Yiyecekler İçecekler (Anneanneye emeklerinden dolayı teşekkürü bir borç bilirizz..)

Bizzzz...

Misafirlerimiz için ufak bir teşekkür hediyesi...
Parti sonrası mal varlığı...
- Tırtıl şeklinde şarkı söyleyen, sallanan oyuncak..
- Pembe, afilli, yanar döner, ebeveyn kontrollü de olabilen bisiklet..
- Mayokini giymiş, kum havuzu ve güneş gözlüğü de olan bebek..
- Müzikli ve eğlenceli aktivite masası..
- Telefonda şarkı söyleyerek konuşma hareketi yapan pembe bebek...
- 5 takım kıyafet..
- Altınlar...
- Ayı şeklinde, şarkı söyleyen, sallanan oyuncak..
- Minik yazı tahtası-
- Ahşap tren...

Misafilerimiz..
Anneannen-Deden
Babaannen-Deden
Dayın
Amcan
Bilge Teyzen
Alper Dayın
Büyük Halan
Onur Amcan
Umut Amcan
Rabia Teyzen
Mehmet Amcan
Berna Teyzen
En iyi arkadaşın Güneş
Emrah Amcan
Didem Teyzen
Esra Teyzen
Haluk Amcan
Sarı Eylem Teyzen
Siyak Eylem Teyzen
Hepşen Teyzen
Ayşe Teyzen
Nurten Ablan
Ceren Teyzen
Ahmet Amcan
Okan Amcan
Özge Teyzen

24 Ekim 2008 Cuma

Doğum Günün Kutlu Olsun...

Hayatımızın en güzeli, anlamı, kısaca.. herşeysi.. iyi ki doğdun, iyi ki varsın...herşeyin seninle daha güzel olduğu ve belki de seninle birlikte bizim de yeniden doğuşumuzun birinci senesi doldu..


bebeklikten çocukluğa geçişin başlıyor artık...

12 Ekim 2008 Pazar

Ayaklanmak..

Henüz yürümeye başlamasan da etrafa tutunarak heryeri karıştırabiliyor, emekleyerek her yere gidebiliyor ama niyeyse kafanı, gözünü, kaşını, dişini biryerlere vurabileceğini idrak edemiyorsun cicim kızım. Evde karıştırmadık yer de kalmıyor, amanııınn. Bir sürü oyuncak da alıyoruz ama sanıyorum çocuklarda oluyor şöyle bir iç ses: "eline verdikleri şeylerle oynama, bak şurda bişiler var, git onların düğmelerine bas, sürekli bas ki tez elden bozulsun, işleri ne, gitsinler yenisini alsınlar, hatta kumandasını al bu aletin tepesine tepesine vuuurr". Biz naptık yerini değiştirdik, modern anne ve babalar olarak güzel bir dille ona dokunmaman gerektiği bin kere felan anlattık ama olmadı, çok zor çoookkk :) Tabii bu kadar hareket içinde arada bir kafa göz biryerlere vuruluyor, biraz zırlanıyor, ben klasik Türk annesi gibi "niiiiaaaaa niiieeeolldu, yaavvvriiiiimm" diye bağıraraktan koşup seni daha da çok korkutuyorum, neyse yavaş yavaş bırakmaya başladım bu panik atak halleri, Avrupalı bir anne gibi davranıp ordan oraya düşüp kendin kalkmanı beklicem, yok artık, bilemem olur mu ki. Bu kadar hareketle nasıl yorulmadığına ise hayret ediyorum. Bu arada üst dişler de çıkmaya başladı 01.Ekim.2008 de. Alt dişlerini üst dişlerine sürterek hepimizin içini gıcıklatıyorsun, ıııyyykk....Böyle işte çook eğlencelisin beaa, yirim.

7 Eylül 2008 Pazar

Hayvanat Bahçesi

Bugün seni Atatürk Orman Çiftliği'ndeki hayvanat bahçesine götürdük. Bu da ilk hayvanat bahçesi gezişin oluyor. Sürekli olarak "huuuhh, hooohhh" diye gezdin. Biz de çok eğlendik valla sayende :)

6 Eylül 2008 Cumartesi

İlk Bebek..

Yukarıda fotoğrafını gördüğün bebek için ilk defa bir dükkanda yaygara çıkardın, kendimizi şamşırdık yemin ederim. O ne cırlamaydı öyle, o ne ciyaklama.. Zaten biz de çok beğenmiştik bebeği, tamamen doğal materyallerden üretilmiş çok da tatlı kokan bir bebek, ilk bebeğin, istediğin birşey için ilk ciyaklayışın...

5 Eylül 2008 Cuma

İlk diş..

Sanıyorum bir süre boyunca hep ilklerden bahsedeceğiz, bu ilkler bizi nasıl heyecanlandırıyor görsen çok gülersin. "Aaa emekledi..", "Aaaa dişi çıktııı..", "Aaaaa kakasını yaaptııı.." komik oluyor. İlk dişin 17.Ağustos.2008 tarihinde çıktı. İlk ben farkettim, bunu söylüyorum çünkü dişi ilk kimin gördüğü önemliymiş, hediyeyi o alırmış Ben sana hediye olarak kitap aldım, lütfen "ne ot bir anne" diye düşünme. Dişinin çıktığını farketme olayı ise şöyle vuku buldu , sen yatağında ayakta duruyordun ben de sana yemek yediriyordum, sürekli olarak kaşığı ısırıp bırakmıyordun, ben de bunun üzerine kaşığı çekince "ciiiiiuuukkkk" diye bir ses geldi, metal bir şeyi dişimize sürtünce gelen o ses yani, böyle iç gıcıklayıcı. Tabii benim içimin gıcıklayacak hali yoktu, süper heyecanlı bir durumdu, hemen koşa koşa haber verdim herkese, heyecan paylaşıldı paylaşıldıkça çoğaldı:)

28 Ağustos 2008 Perşembe

Hareketleniyorsun...

Görenler en keyifli, en sevilecek zamanları diyorlar. İlk aylarda senden bir tepki alamadığımızdan ne yapacağımızı şaşırıyorduk. Oysa şimdi her şeye bir tepkin olması bir yana, emekleyerek ve etrafta ne varsa tutunarak ayağa kalkıyor, bir o yana bir bu yana yalpalayarak paytak pytak ilerliyorsun. Bunları çok şaşırtıcı ve çok çok eğlenceli. Çok gülüyoruz sana, biz güldükçe de sen daha çok gülüyorsun. Çok çabuk büyüyorsun, saçlarında uzamaya başladı, sen bu kadar hızlı büyüdükçe zaman da çok hızlı geçiyor, ve sanıyorum herşey hem daha zor hem de daha eğlenceli bir hale geliyor :)