Lilypie Kids Birthday tickers

2 Mayıs 2009 Cumartesi

Hava Kuvvetleri Müzesi..

Her uçak gördüğünde havaya doğru işaret edip "uçaatt, uçaaatt" diye bağırmaların, nihayetinde helikopterin farklı birşey olduğunu öğrenip "heliput, heliput" demen üzerine Hava Kuvvetleri Müzesine gidip devasa uçakları yakından görmenin tam zamanıydı. Biz de bugün bu aralarda ne yapacağı belli olmayan havaya rağmen çıktık müzeye gittik. Müze Istanbul yolunda Ankara'ya gelip giden herkesin "aaaa uçaklara bak" dediği yer işte müze oluyor. Girişte cüzi bir miktar para veriliyor ama garip bir uygulama var, kamera veya fotoğraf makinesi sokabilmek için ekstradan 6 tl ödemek gerekiyor, biraz pahalı bence. Neyse, müze gerçekten de çok güzel, açık alanda uçaklar, kapalı alanda ise tarihi havacılık kıyafetleri, maketler var. Yaklaşık 3 saat gezmişiz, tabii sen de çok eğlendin, "uçaaat uçaaattt" diyerekten. Ayrıca, iki tane uçağa da binebiliyorsun, süperdi. Biz binemedik tabii, karizma çizilmesin diye, seni bindirdik ama bir dahaki gittiğimizde ben de bineceğim. Kafede var, kahveyi 500 tl ye satıyorlar, şaka gibi. Orada biraz dinlenip eve döndük. Hepimiz için çok keyifli bir gün oldu...


27 Nisan 2009 Pazartesi

Parmak boyaları

Oyun hamurundan sonra 2. yeni uğraşımız ise parmak boyaları oldu. Hamurdan daha çok keyif aldığını söyleyebilirim. Bir süre elimni sokup kağıtları boyadın sonra masayı sonra kulaklarını derken her yerine süremeye kalkınca bu uğraşıyı da kısa kısa ve sık sık yapmamız lazım geldiğini anladık :) Üff çok eğlenceli yahu.

26 Nisan 2009 Pazar

Oyun hamurları...

Yeni bir uğraş bulduk, senin için mi yoksa kendimiz için mi bilinmez ama çok zevkli bir uğraş. He sana öğretmek hem de eğlenceye susamış büyükler olarak kendimizi eğlendirmek için başladık hamurdan birşeyler yapmaya. Sen şaşırdın tabii, aldın eline ööle bööle bile mıncıkladın sonra tabii ki ağzına atmaya çalıştın ve hatta attın zor aldık. Sonra sürekli ağzına atmaya çalışınca bu uğraşımızı kısa tuttuk. Bundan sonra kısa kısa ama sık sık mıncıklayacağız oyun hamurlarını. Kardan adam el işlerinde son derece kabiliyetsiz olan anne kişisine, ördek ve beyaz civciv ise her şeyin en iyisi yapmalıyım modundaki baba kişisine aittir :)

25 Nisan 2009 Cumartesi

Olmak İstemediklerim üzerine Manifestom...

- Elinde yemekle çocuğunun peşinde gezen bir anne olmak,
-Alışveriş merkezlerinde tırtıl gibi oyuncaklara binince çocuğunun peşinde gezen ve onun dikkati çekebilmek için hiperaktif bir şekilde çığlıklar atıp el sallayan bir anne olmak,
-Herşeye karışan bir anne olmak,
-İşi gücü çocuğu olan, başka hiçbir şeyi umursamayan bir anne olmak,
-İzin vermeyen bir anne olmak,
-Vuran bir anne olmak,
-Çocuğunun yerine konuşan bir anne olmak...

Bunların birini bile yaparsam beni uyarırsın tamam mı Deniz?

21 Nisan 2009 Salı

Bir diyalog..

Böyle çoook güzel renkleri olan gazlı kalemlerden almış annem, yıkanınca çıkan çocuklar için olanlarından. Bu carioca olan kalemlerin logosunda da bir amca var böyle pos bıyıklı,şeker bir amca, resimdeki işte....

Geçen gün boya yapıyoruz Deniz'le, kalemin üzerinde bulunan küçücük resmi gösterdi ve

Deniz : O neyy?
Anne : Amca
Deniz : Napıyoy? (öyle bir soruş ki orada ne arıyor amca gibisinden..)
Anne : (Önce hööö diye kalıyorum, sonra..) annecim o markanın logosu o yüzden (öff ne diyorum ben ya diyerekten kimbilir hangi çocuk gelişimi kitabında okuduğum çocuğunuza basit açıklamalar yapın uyarısı geliyor aklıma ve düşünüyorum ki ilerleyen zamanlarda bu sohbet "logo neyy" diye devam edecek ve ben o karmaşadan bu karmaşaya akacağım diye düşünüp basit düşünmeye kendimi zorlarken Deniz'e şu cevabı yapıştırıveriyorum...) Amca orada duruyor annecim... (Höööö nün alası bu cevabı veren şamşırmış anneye gelsin lütfeeeen..)

18 Nisan 2009 Cumartesi

18. ay

Karma ve çocuk felci aşısı oldun, normal muayeneden geçtin. Biz bazı şeyleri yedirmekten kaçınırken doktorumuz aynen şöyle dedi "Herşeyden yiyecek". Özellikle yağdan eksik kalmayacakmışsın, zira yağın beyin gelişimine çok fazla katkısı varmış, artık sabahları kahvaltıda tereyağlı ekmek yiyorsun. Şuana alerjik özellikler taşıdığından dolayı bal yiyemiyordun, artık serbest, yiyebilirsin. Bunun için özel bal alacağız, arıların harbiden çiçekten aldığı polenle yaptıklarından. Çok severim ya ben balı, artık yiriz birlikte. Sakatat yemen gerekiyormuş, özellikle ciğer. Valla çocuk oldun artık yahu, öyle herşeyi yemeler felan. Bu arada doktorumuz konuşmanı çok beğendi, maşallaaaahhh deyin. Bol bol kitap okuyun dedi.

Boy: 90 cm.
Ağırlık: 12,4 kg.

5 Nisan 2009 Pazar

Bahar geldi..

Bu yaşadığın ilk bahar değil kuşkusuz ama gerçek bir çocuk olarak geçirdiğin ilk bahar, geçen sene seni bebek arabasına atıp gezdiriyorduk, birkaç kez salıncağa bindirmiştik ama pek sallayamamıştık. Bu hafta baharın gelmesiyle birlikte kendimizi sokaklara attık, bir gezdik bir gezdik ki sorma. Dün bütün gün Tunalı da o mağaza senin bu mağazama benim gezip durduk. Bugün öğlen de aşağıdaki parka gittik, süperdi. Önce salıncakta sallandın, sallanırken kafanı geriye doğru atıp "uuuççç" "uuuççç" diye bağırman görülmeye değerdi. Sonra, adına ne deniyor bilmiyorum ama, şu büyük oyun parkının oraya gittik, hani böyle içinden geçilen yuvarlak şeyler, merdivenler ve kaydıraktan oluşan oyun parkı işte ondan. Daha önceleri seni kucağımıza alıp kaydırağın üst kısmına oturtup tutark kaydırıyorduk. Fakat, bugün bir kız çocuğu gördük, ordan oraya zıplıyor, üstü başı toztoprak içinde kendi başına oraya buraya tırmanıyordu, öğrendik ki 19 aylıkmış yani senden sadece 1 y büyük. Biz de ayyy bizim kızımız kokoş muuu dedik ve saldık seni oyun parkına, önce hafiften sendeledin merdivenleri tımanırken fakat daha ikinci basamakta kavradın olayı ve ellerini de koyarak yarı sürünerek yarı ayakta tırmandın, tabii gözümüzü senden ayırmadık, ablalar da sana yardım ettiler, çok güzel bir oldu hepimiz için .... toza toprağa bulandın çok güzel oldu..tam çocuk oldun...