Bugün 2.muayene için doktora gittik. Herşey normal, 5,5 kg. 57 cm olmuşsun. Kalça çıkığı için ultrason yapıldı. 2 tane de aşı oldun, karma ve pnömokok aşısı. O kadar çok cırladın ki aşı olurken ben yine bakamadım, ee kolay değil tabii minnacık vücut iki tane aşı oldu. Zaten sonrasında hiç keyfin yoktu, gece iyice mahsunlaştın. Rahatlaman için ve aşılar ateş yapabileceğinden ateş düşürücü şurup verdik sana, ama sen yine bizi gece 3 e kadar uyutmadın, çok huzursuzdun. Bugün ilk defa ateşini falan ölçtük, çocuk olmak da zor iş.
27 Aralık 2007 Perşembe
24 Aralık 2007 Pazartesi
2.ay ve agular gugular..
Bugün 2.ayın doldu. Artık bizi tanıyorsun, kim olduğumuzu henüz tam kestiremiyor olabilirsin ama yakın akraba olduğumuzu farkındasın sanırım, seninle konuştuğumuzda karşılık vermeye çalışıyorsun böyle dilin dönüp duruyor ve tesadüfen sesler çıkarıp bu işe kendin de şaşıyorsun, uykudan uyandığında çok keyifli oluyorsun ve sürekli gülüyorsun, artık ana kucağındaki oyuncaklarla iletişim kurmaya da başladın. Şikayetlerini ve isteklerini artık daha hırçın çığlıklarla bildiriyorsun. İlk doğduğun zamanki masum bebeklik halin kendini herşeyi farkına varan küçük bir insana bıraktı...Biz her iki halini de çok sevdik... 12 Aralık 2007 Çarşamba
Gülücükler atıyor, konuşmaya çalışıyorsun..
Dış dünyayla bağlantıların giderek güçleniyor. Artık sana birşeyler anlattığımızda dinliyor ve gülüyorsun. Hatta seninle konuşurken bize birşeyler anlatmaya bile çalışıyorsun. Ağzında çok laf var gibi bir görüntü oluyor, dilini evirip çeviriyorsun. Gözümüzün önünde günbegün büyüyor olmana tanık olmak bambaşka bir duygu...ve çok eğlenceli :)26 Kasım 2007 Pazartesi
İlk Muayene, 1.ay
Bugün ilk muayenemize gittik. Durum gayet güzel, anne sütü yaramış 4,5 kg. 55 cm olmuşsun. Bir de Hepatit aşısı oldun bacağından, birazcık ağladın iğneden sonra, ben bakmadım zaten iğne vurulurken, kıyamadım...
18 Kasım 2007 Pazar
20 yi uçurduk...
Bebekler 20 günlük olunca dışarıya çıkartılır, gezmeye götürülürlermiş, buna da 20 yi uçurmak adı verilirmiş. Hava oldukça soğuk olduğundan biz seni dışarıda gezdiremedik, onun yerine aldık seni yemeğe gittik. Dışarı çıkmamız oldukça uzun zaman aldı tabii ki, sanıyorum alışana kadar da böyle gidecek :) Yemek için Haci Arif Bey restorana gittik. Sen sürekli uyudun, biz de keyifli bir yemek yedik. 20 yi uçurma organizasyonunda anneanne, gül nine (biliyorsun ki benim birtaneeecik teyzem olur senin ona nine demeni istiyor, hehe), baban ve ben yer aldık. Çok keyifli bir gün oldu. Bu güne dair fotografımız yok ama, videolarımız var :)
1 Kasım 2007 Perşembe
İlk banyo...
İlk banyonu bugün yaptın. Bebekler göbekleri düştükten sonra yıkanırmış, mikrop kapmasın diye, biz de öyle yaptık. Tabii yine panik havası vardı, ben kameraya çekmeye çalıştım ama pek başarılı olamadım, çünkü seni üşütmemek için elimizi çabuk tutmak zorunda kaldık. Ama çok eğlenceliydi, hiç korkmadın sudan, sessiz sessiz yaptın banyonu. Suyu seviyor olman beni çok mutlu etti, çünkü daha önce de dediğim gibi denizde yüzmeyi çok seviyorum, ve seninle suda şapur şupur yüzüp türlü şaklabanlıklar yapacağımız yaz tatilini iple çekiyorum :) Bu ilk banyo seansını Eylem teyze, anneanne ve benimle gerçekleştirdin.
31 Ekim 2007 Çarşamba
Göbeğin düştü :)
Bugün sabah baban aradı, Hacettepe'de yenidoğan ünitesine giderek bir hemşire hanımdan emzirme dersi alacakmışız, ayrıca sen de rutin bir kontrolden geçecekmişsin :) Doğumdan bu yana ilk defa dışarı çıkacağımızdan, hazırlanmamız yaklaşık 1 saat 15 dakika falan sürdü. Ceren teyzen de bizde olduğundan, anneanne, Ceren teyze ve ben hurraaa çıktık. Ama bir paniğiz bir paniğiz sorma, panik içinde bindik taksiye hastaneye gittik. Ama senin karnın tok olduğu ve uyuduğun için babanın bölümünde bir odada senin acıkıp uyanmanı bekledik. Sen uyandın, altını değiştirdik, ve yenidoğan ünitesine tekrar gittik. Emzirme eğitimi için hemşire hanım bizi bir odaya aldı ve ben seni emzirmeye çalışmaya başladım, bir de ne göreyim sen şapır şupur emiyorsun, hemşire hanım da şaşırdı tabii, ee bu bebek emiyor gayet güzel dedi, rezil olduk valla :):):) neyse, biz eğitimimizi aldık, sonra muayene için baban seni yukarı kata götürdü, doktor kilo tartımı için senin kıyafetlerini çıkardığında göbeğinin düşmüş olduğunu görüp babana "aa göbek de düşmüş" deyince, baban "neeee, valla göbeği duruyordu" demiş. Şöyle anlatayım, senin göbeğin 10 dakika önce dururken, yukarı doktora çıkarken düşmüş. Neyse, sonradan seni içine koyduğumuz bebek çantasında bulduk göbeğini, daha onu götürüp gömeceğiz. Bu duruma en çok baban güldü tabii, kendisi 13 senedir Hacettepe'de karın ağrısı çektiğinden senin de göbeğinin orada düşmesi komik oldu, "aaa doktor olur belki" gibi esprilere ise baban da ben de kulaklarımızı tıkadık, "hıh, allah korusun" yaptık, ııııı aslında sen ne istersen onu olursun tabii ama..................
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





