Duman ve seninle ilgili hiç yazmamışım. Oysa ki ne kadar önemli bir konu. Biraz anlatayım o zaman.
Her zaman naif ve çok ama çok duygusal bir çocuktun. Hala öylesin. Bu özelliklerin kötü yanları da var evet ama ben iyi yanlarının daha ağır bastığını düşünüyorum. Bu özelliklerin yüzünden insanlara normalden daha fazla kırılacaksın belki, karşındakinin hiç farketmediği bir sözüyle dünyan yıkılacak zaman zaman ama bu özelliklerin sayesinde de tekrar tekrar ayağa kalkacaksın, her zaman güvenecek yeni insanlar bulmak için güç verecek sana bunlar. Bir de sanırım o yırtıcı incitici çocuklardan olmayacaksın, bu da iyi. Bu özelliklerin Duman'la da acaip bir duygusal bağ kurmana neden oldu. Duman'ın bizimle yaşaması ile birlikte hayata bakışın biraz daha değişti sanki. Evde olduğun zaman içerisinde artık onunla çok vakit geçiriyorsun. E o da büyüdü artık daha sakin tabii bunun da etkisi var. Yoksa Duman bebekken sen sürekli huzursuz oluyordun, zira o da bebek olduğu için herşeyi kemirmek istiyor hareketlerini çok da fazla kontrol edemiyordu. Şimdilerde evde beraber oynuyorsunuz. Duman'ın senin karakterinde ne tür taşları yerine oturtacağını henüz bilemiyoruz, belki biraz daha büyümen gerekiyor bunu görebilmemiz için. Ama şunu açık ve net görebiliyoruz, Duman'la birlikte hayvan sevgin inanılmaz boyutlara taşındı. Şöyle ki, yılandan sümüklü böceğe kadar bütün hayvanlara karşı büyük bir sevgi besliyorsun. Mesela, geçenlerde bahçede otururken ve sen arkadaşlarınla oynarken, henüz yağmur yağmış ve ortalık sümüklü böcek doluyken, büyük çocukların bir sümüklü böceğin üzerine tuz döküp deney yapmak istemeleriyle senin feryat figan sümüklü böceğin önüne atlayışın görülmeye değerdi. Bir yandan gözlerin yaşlı bir şekilde sümüklü böceğin önünde duruyor bir yandan da "yapmayın yapmayın" diye bağırınıyordun. Bugüne bugün bir sümüklü böceğin hayatını kurtardın, aferin.
Böyle koca koca köpeklere sarılıp öpen, onları mıncıklayan bir çocuk oldun.
Biz Duman'ı kardeş istediğin için bizimle yaşamasını istemiştik aslında. Bir nevi de kardeşin oldu zaten. Arada bir oyuncaklarını yediği için kavga edip küstüğün, arada bir boynuna boncuklu kolyelerini takmaya çalıştığın iyi bir arkadaş oldu Duman evde sana.
Bayram tatiline giderken Duman'ı çiftliğe bırakmak zorunda kalmıştık çünkü o kadar uzun yolu arabayla gidemeyecek kadar küçüktü. Yola çıkacağımız sabahın gecesinde bıraktık Duman'ı. Tabii gece evde bir boşluk oldu. Odasına gidip gelip bakıyor, orda burda mamasını bulursan "aaa maması burdaa" diyordun. Sonradan zaten başlamıştın ağlamaya "Duman benim kardeşimdi, o benim pespembe dünyamdı" diye.
Bir de koca koca çocuklar Duman'a yaklaşamadığında göğsünü gere gere onu mıncıklaman var.
Bir süre, Duman bebekken tabii daha hareketliydi, sürekli onun hareketlerini taklit ediyordun. Mesela bale kursunda, üzerinde bale kıyafetlerinle köpek taklidi yapman herkesi şaşırtıyordu. Ve ben de her seferinde evimizde köpeğimiz var da şeklinde açıklama yapıyordum, çünkü taklitler cidden başarılıydı.
Şimdilik bu kadar....yine yazarım maceralarınızı....