İlk önce bir iki kitabını aldım Cemile'nin, baktım sevdin hepsini sipariş ettim.Çizimleri oldukça güzel. İşlenen konular bütün çocukların ilgisini çekecek nitelikte. Fakat, bir iki okumadan sonra ben Cemile'ye ve kitabın diline kıl olmaya başladım. Şöyle ki, serinin çoğu kitabında başlık olumsuzluk vurguluyor, "Cemile çişini altına yapıyor", "Cemile kötü söz söylüyor", "Cemile uyumak istemiyor", "Cemile oyuncaklarını paylaşmak istemiyor" gibi. Bu bana bir süre sonra itici gelmeye başladı, daha kitap başlarken çocuğa olumsuzluk sinyallerinin gitmesi beni rahatsız etti. Bir de sürekli burnunun dikine giden ve her seferinde yanılan bir çocuk imajı çizilmiş. Cemile herşeye itiraz ediyor,onu yapmak istemiyor, bunu yapmak istemiyor böyle huysuz bir çocuk profili çiziyor her seferinde. Bir de acaip ağlak, herşeye ağlıyor, herşeye surat asıyor. Cemile'nin annesi ise böyle histerik bir tip, hiçbir şekilde, ne diyaloglarda, ne de çizimlerde sıcak, hoşgörülü, sevecen, güven veren bir anne olduğu hissi vermedi bana. Hep mesafeli, hep uzak kalan bir anne modeli beliriyordu her okuduğumda. Söylemek istediğimi tam ifade edebildim mi bilemiyorum ama Cailliou'nun annesi ile karşılaştırdığımızda yoksun bir kadın Cemile'nin annesi. Baba ise silik bir tip, serinin çoğu kitabında da yer almıyor zaten. Cemile'nin yaptığı yanlış davranışların anlatımı fazlasıyla uzatılmış, bunun yanında genellikle kitapların sonunda anne ve baba tarafından dile getirilen doğru davranışlar, eğitici söylemler ise çok kısa geçilmiş. Zaten çocukların dikkat süresi bu kadar kısayken, eğitici ve öğretici kısımların alelacele son sayfaya atmak beraberinde şunu getiriyor: çocuğun dikkati hep Cemile'nin yaptığı olumsuz noktalara takılıyor, ve aslında bu hareketin yanlış olduğu dersini almıyor çocuk. Bunun dışında iç çamaşıra alenen "kilot" denilmesine de uyuz oldum. Çocuk kitabında çok da alakasız bir yerde Cemile neden kilotla gezer, şort de başka bir şey de değil mi? Son olarak Cemile'nin doğru beslenmeyi öğrenmeye çalıştığı kitapta, Cemile sayfalar boyu hep abur cubur yer, kilo alır ve o annesi olacak kadın birgün demez "kızım bak sana ıspanak yaptım, sebze al da ye". Sonra, birgün arkadaşlarıyla okulda öğle yemeği yiyeceği zaman çantasından tatlı çıkarır Cemile, "ister misiniz" der, kızlardan biri de aynen şuna benzer bir cevap verir: "aaaa o yağlı şeyi mi yiyeceksin, çok kalorili ve hiçbir besin değeri yok. Ben yemem, yıl sonunda kraliçe seçilmem için dikkat etmem lazım "der. Ben bunun üzerine şoka girip, o kısımları kafadan sallar, kitabı bitiririm ama sonradan açıp bir bakarım ne oluyor diye meraktan, bu Cemile takar kafaya kraliçeliği, anne babasına gider "böyleyken böyle kraliçe olamayacağım, şişmanım". Ben Cemile'nin anne ve babasından "kraliçe olmaman senin gözümüzdeki değeri asla azaltmaz, dış güzelliğin değil iç güzelliğin ve entellektüel birikimin seni daha değerli kılacaktır, vsvs" gibisinden eğitici diyaloglar duymayı beklerken, Cemile'nin annesi "merak etme kızım o zamana kadar sana bir beslenme programı yaparız, bak hep abur cubur yedin böyle oldu, ama düzeltebiliriz" demez mi, şoktan şoka girdim tabii. Bundan sonra anne Cemile'ye besleyici bir rejim programı uygular, sık sık tartılır Cemile, sonunda zayıflar ve kraliçe elbisesi ile son sayfada boy gösterir. Bu da son nokta olur Cemile serisi okumalarında, anne bütün Cemile kitaplarını toparlar. Biz tasvip etmedik ama eden olursa alabilir der, ihtiyacı olan birine verir.
20 Temmuz 2010 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)







1 yorum:
bu seriye dair nurcihan http://ebruli-kitaplar.blogspot.com/ adresinde kötü olduğuna dair bahsetmişti. Benzer kaygılarla O da kitapları rafa kaldırdı bildiğim kadarıyla... ama bu blogda keyif aldıklarını yazdığı için belki sana da fikir verebilir :):):)
Yorum Gönder