Bu yaşa kadar hep baba düşkünü oldun, baba eve gelince beni sattın, “sen git babam gelsin” dedin, çoğu şeyi yapmak için babayı tercih ettin. Ben bu duruma çoğu annenin aksine hiç bozulmadım, çünkü biliyorum ki babasıyla iyi iletişim içinde olan kadınlar güven sorunu yaşamıyorlar, hem arkadaşlarıyla hem de sevgilileriyle daha sağlıklı ilişkiler kuruyorlar (tabii anne ve baba arasında iyi bir iletişim olduğunu varsayarak…) . Bu yüzden beraber yaptığınız etkinliklerde hiç maydonoz olmadım, sen beni kovaladığın zaman hiç içerlemedim de bu yaz her şey değişti. Neden olduğunu anlayamadığım bir şekilde tüm yaz tatili boyunca “annem gibi olucam”, “annem bunu giydi ben de giyicem”, “annem gibi makyaj yapıcam”, “kirem surucem” gibi ben ne yaparsam yapmaya çalışma moduna girdin. Ben bu durumda şok oldum tabii. Bir süre ne yapacağımı bilemediğim gibi, anne olduğum gerçeği şaaap diye suratıma iniverdi. “Ne yapsam yapacak, ne söylesem söyleyecek, neyi sevsem sevecek misin, aman tanrım ne büyük bir sorumluluk bu” gibi endişelerim ayyuka çıktı. Ama kolay uyum sağladım, hatta bu sayede bazı hareketlerime, konuşmalarıma çeki düzen verdim bile diyebilirim. Hatta itiraf ediyorum, bu bana öyle iyi geldi ki. Artık kolay sinirlenmemeye, daha düzgün konuşmaya, daha sabırlı olmaya, suratsızlık yapmamaya, barış içinde olmaya, daha çok okuyup daha çok yazmaya çalışıyorum, kısacası sana iyi örnek olmak için elimden geleni yapıyorum, bazen ipler elimden kaçıyor tabii, gıcığın biri oluyorum ama ben de insanım sonuçta di mi?
Bu özdeşleşmeye örnek bir olay anlatayım hemen. Ayvalıktayız deniz kenarında. Sen yüzüyor, oynuyorsun. Sürekli suda olduğun için arada bir kuru mayo giydiriyoruz sana. Yanımıza çağırdık seni. Bikinin üstünü çıkarınca içinden 2 tane taş düşmesin mi!!!! Şok olduk tabii, baba "bunlar ne kızım" diyince, senden gelen cevap üff sen de hiçbir şey bilmiyorsun herşeyi bana soruyorsun yüz ifadesiyle geldi "Meme yaptım kendime, annem gibi".
Şon birkaç gündür sabah uyanınca ben işe gitmiş oluyorum ya, anneannene ağlıyormuşsun "annem işee gitmeeesinnn" diye. Geçen akşam sana söylemiştim "ben çalışmayı seviyorum (ya tamam şu sıralar çalıştığım şirketin ahmaklığıyla ilgili sorunlarım var ama genel olarak işe gitme eyleminden bahsediyorum, hehe), seni de seviyorum, o yüzden haftaiçi işe gidiyorum akşamları ve haftasonlarımı da seninle geçiyorum. Ayrıca para da kazanıyorum." dedim. Off umarım doğru bir yaklaşım olmuştur.







1 yorum:
Dostum yaklaşımın harika olmuş. Genelde, para kazanayım ki sana oyuncak alalım, okula gidebilesin, sana mama alicam, yoksa ihtiyaclarini alamayiz filan deme gafletinde bulunulur ve maalesef bu da cocugun suçluluk hissetmesine neden olabiliy. afelim sana, süpel bi annesin sen.
Yorum Gönder