Lilypie Kids Birthday tickers

22 Kasım 2010 Pazartesi

Bayram tatilini yedik bitirdik..

Artık kreşe başladığın için bayram vs. tatilleri senin için de önem taşıyor. Kesintisiz vakit geçirebildiğimiz yegane zamanlar tabii bizim için de. Bu bayram tam da anlamına uygun olarak hem babaanne-dedeni hem de anneanne-dedeni ziyaret etme fırsatımız oldu. El öpmeyi nereden öğrendin bilemiyorum (kreşten olabilir büyük ihtimalle) ama el öpüp harçlıklarını aldın, bayramlık giydin, bol bol şımardın, bol bol gezdin.

İzmir'deki tepkilerin ise beni çok güldürdü. Anneannenin evi uzaktan körfeze bakıyor ya, pencerenin önüne gelince "aaaaa oradaki deniz miiiii?" diye şaşırdın önce. Daha sonra vapura binmek için "deniz kenarına gidelim mi?" diye sorunca, "tamam tamam hemen gidelim ama kovamızı da alalım" dedin. Vapura binip de hareket edince şöyle bir ciddi ciddi etrafına bakıp karşıda bir kıyı olduğunu görünce "offf anneaneciğim neyse başka kenarı da varmış" diyip kendini yatıştırdın. Son günümüzde kordonda denize bakıp "aaaa dalgalal yüzüyol musunuz yoksaaaa?" deyip habire dansettin. Giderken de "hoşçakalın dalgalallll" diye el salladın. Sulak yerde büyümemesine rağmen deniz hastası bir annenin kızından da bu beklenirdi valla.

Bugün yine boğazın şişti tatil üstüne. Zaten kulak kontrolü olacaktın bu sabah, boğazın da şişince kreşe gidemedin yine. Zaten bayramda ödevini yaptırmayı da unuttuk söylemesi ayıp, o yüzden gidememen isabet oldu. Aman zaten tatilde ödev mi verilir ya, acaba kreşte öğretmenine tatilde ödev verilmesine karşıyım ben desem çok çıkıntı bir ebeveyn olur muyum diye merak ediyorum.

Hiç yorum yok: