26 Kasım 2007 Pazartesi
İlk Muayene, 1.ay
Bugün ilk muayenemize gittik. Durum gayet güzel, anne sütü yaramış 4,5 kg. 55 cm olmuşsun. Bir de Hepatit aşısı oldun bacağından, birazcık ağladın iğneden sonra, ben bakmadım zaten iğne vurulurken, kıyamadım...
18 Kasım 2007 Pazar
20 yi uçurduk...
Bebekler 20 günlük olunca dışarıya çıkartılır, gezmeye götürülürlermiş, buna da 20 yi uçurmak adı verilirmiş. Hava oldukça soğuk olduğundan biz seni dışarıda gezdiremedik, onun yerine aldık seni yemeğe gittik. Dışarı çıkmamız oldukça uzun zaman aldı tabii ki, sanıyorum alışana kadar da böyle gidecek :) Yemek için Haci Arif Bey restorana gittik. Sen sürekli uyudun, biz de keyifli bir yemek yedik. 20 yi uçurma organizasyonunda anneanne, gül nine (biliyorsun ki benim birtaneeecik teyzem olur senin ona nine demeni istiyor, hehe), baban ve ben yer aldık. Çok keyifli bir gün oldu. Bu güne dair fotografımız yok ama, videolarımız var :)
1 Kasım 2007 Perşembe
İlk banyo...
İlk banyonu bugün yaptın. Bebekler göbekleri düştükten sonra yıkanırmış, mikrop kapmasın diye, biz de öyle yaptık. Tabii yine panik havası vardı, ben kameraya çekmeye çalıştım ama pek başarılı olamadım, çünkü seni üşütmemek için elimizi çabuk tutmak zorunda kaldık. Ama çok eğlenceliydi, hiç korkmadın sudan, sessiz sessiz yaptın banyonu. Suyu seviyor olman beni çok mutlu etti, çünkü daha önce de dediğim gibi denizde yüzmeyi çok seviyorum, ve seninle suda şapur şupur yüzüp türlü şaklabanlıklar yapacağımız yaz tatilini iple çekiyorum :) Bu ilk banyo seansını Eylem teyze, anneanne ve benimle gerçekleştirdin.
31 Ekim 2007 Çarşamba
Göbeğin düştü :)
Bugün sabah baban aradı, Hacettepe'de yenidoğan ünitesine giderek bir hemşire hanımdan emzirme dersi alacakmışız, ayrıca sen de rutin bir kontrolden geçecekmişsin :) Doğumdan bu yana ilk defa dışarı çıkacağımızdan, hazırlanmamız yaklaşık 1 saat 15 dakika falan sürdü. Ceren teyzen de bizde olduğundan, anneanne, Ceren teyze ve ben hurraaa çıktık. Ama bir paniğiz bir paniğiz sorma, panik içinde bindik taksiye hastaneye gittik. Ama senin karnın tok olduğu ve uyuduğun için babanın bölümünde bir odada senin acıkıp uyanmanı bekledik. Sen uyandın, altını değiştirdik, ve yenidoğan ünitesine tekrar gittik. Emzirme eğitimi için hemşire hanım bizi bir odaya aldı ve ben seni emzirmeye çalışmaya başladım, bir de ne göreyim sen şapır şupur emiyorsun, hemşire hanım da şaşırdı tabii, ee bu bebek emiyor gayet güzel dedi, rezil olduk valla :):):) neyse, biz eğitimimizi aldık, sonra muayene için baban seni yukarı kata götürdü, doktor kilo tartımı için senin kıyafetlerini çıkardığında göbeğinin düşmüş olduğunu görüp babana "aa göbek de düşmüş" deyince, baban "neeee, valla göbeği duruyordu" demiş. Şöyle anlatayım, senin göbeğin 10 dakika önce dururken, yukarı doktora çıkarken düşmüş. Neyse, sonradan seni içine koyduğumuz bebek çantasında bulduk göbeğini, daha onu götürüp gömeceğiz. Bu duruma en çok baban güldü tabii, kendisi 13 senedir Hacettepe'de karın ağrısı çektiğinden senin de göbeğinin orada düşmesi komik oldu, "aaa doktor olur belki" gibi esprilere ise baban da ben de kulaklarımızı tıkadık, "hıh, allah korusun" yaptık, ııııı aslında sen ne istersen onu olursun tabii ama.................. 24 Ekim 2007 Çarşamba
Doğum Günün....
Babanın da yanımda olmasına rağmen heyecanım içeride de yatışmadı. Spinal anestezi altında başladı doğum. Spinal anestezi şöyle oluyor, belinden bir iğne yapıyorlar ve acı hissetmiyorsun. Doğum çok güzeldi, acı çekmeden çok da tadına varılamayacağını söyleyenler olsa da, ben aksini düşünüyorum, doğumun her türlüsü eminim çok güzel ve son derece duygu yüklüdür bir kadın kadın için. Senin doğumun da öyle oldu, aylardır kendimi bir bütün hissettiğim göbeğimdeki seni dışarı çıkarırlarken inanılmaz şeyler hissettim, sanırım bunları anlatmaya kelimeler yetmeyecek. Şöyle anlatayım, Tekin hoca ayak bileklerinden tutmuş seni başaşağı bana gösterirken, sağ tarafımda göbek bağını keserlerken ve sen avazın çıktığı kadar bağarırken, Ülkü hoca seni bana getirip alnından öptürürken başka bir boyuta geçmiş olmalıyım ki, daha sonra doğum kaydını dvd de seyrederken farkettim ki etrafta sürekli konuşmalar varmış, göbek ismin söylenmiş, ve daha bir sürü muhabbet geçmiş doğum sırasında ve ben bunların hiçbirini duymamış, sadece seni izlemişim gözlerimle...
Doğumdan çıktıktan sonra önce ayılma odasına girdim, aslında bayılmamıştım ama. Anestezinin etkisini yitirme anlarını o odada geçiriyorsun. Orada babanla beraber durduk. Sonra yine anneanne ve dayı karşıladı beni kapıda. Genel anestezi almamış da olsam, sanıyorum yorgunluktan olsa gerek hayal meyal hatırlıyorum doğumdan sonrasını. Sonra, odaya gidiş, yatağa yatış, seni kucağıma alışım, emzirmeye çalışışım, eşler dostlar ziyarete gelenler... 2 günün sonunda çıktık hastaneden, evimize geldik.
Bu arada 3.630 kg doğdun.
İyi ki doğdun, iyi ki doğurmuşuz seni :)
20 Ekim 2007 Cumartesi
Yatak Odası Mobilyalarımız Geldi
Birkaç haftadır sitelerde gezmediğimiz dükkan kalmadı. Senin adına ve senin için beğenip beğenmeyeceğini de bilmeden mobilya seçmeye çalıştık. Adınla ilgili olması için hep balıklı modeller bulmaya çalıştık, fakat gemici modeli dışında çok da fazla yoktu.Gemici modeli ise daha çok erkek çocuklara göre bir takımdı, ve bir de baban bizim kızın adı deniz olacak gemici olmayacak ki deyinde tümden vazgeçtik bu takımdan. Daha sonra Biber-10 isimli bir mağazada çok güzel ve oldukça sade ladin takımlar gördük. Ladin bir tür ağaç, dolayısıyla mobilyalar ahşap. Genç odası olarak da kullanılabiliyor, biz de sade ahşap bir takımın her yaşta kullanılabileceğini düşündük. Biz çok beğendik umarım sen de beğenirsin... 18 Ekim 2007 Perşembe
Ziyaretçi Şekerlerimiz..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





