3 yaşına yaklaşmanla birlikte kreşe versek mi vermesek mi, versek de hangisine versek, ne yapsak ne etsek diye bütün yaz düşündük. Anne ve babanın ortak özelliklerinden biri olan önemli kararları erteleyerek son ana bırakma, vakit olarak sıkışıp kalınca da ani kararlar verme durumları bu süre zarfında ayyuka çıktı. Ankara'da ne kadar kreş varsa hepsinin web sitesine girdim baktım, bizim evden gidilmesi kısmen rahat olan semtlerdeki kreşleri aradım konuştum. Kimi maddi olarak uymadı, kiminin sabah saati uymadı, kiminin akşam kapanış saati uymadı. Bizim için en makul şartlara sahip olan Sultana Kreş e gittik bir gün iş çıkışında. Gezdik dolaştık, ilk başta ben bu kreş olayını hiç sevmedim, ama sonradan birkaç arkadaşla yaptığım görüşmede hoşuma gitmeyen herşey bütün kreşlerde varmış :) Sanırım benim hoşuma gitmeyen asıl şey kreşin bir "ev" olmamasıydı, insan evinde çok rahattır ya, kreşe gitmek bana işe gitmek gibi geliyor şu an, işteyken hep evde olmak ister ya büyükler. Oysa bugün gidince gördük ki, sana pek de öyle gelmeyecek. Öğretmeninle tanıştın, arkadaşlarınla tanıştın. Onlarla beraber ikindi kahvaltını yaptın, sonra artık gidiyoruz diyince de gelmek istemedin. Eeve dönerken arabada, "ben okullu oldum" dedin sürekli. Öğretmenini dakkasında sevdin. Akşam yemeğinden sonraki diyaloğumuz hemen aşağıda:
Not: Deniz anne ve babayı şap diye dudağından öpüyor. Hatta bazen hızını alamayıp herkesi öyle öpmeye başlayınca, anlattık "yanağından öp insanları, böyle daha sağlıklı" diye....
Deniz anneyi oyun oynarken şap diye dudağından öper.
Anne: Denizcim, okulda dudaktan öpme tamam mı, yanaktan öp!!
Deniz: Kimi?
Anne: Arkadaşlarını, öğretmenini...
Deniz: Neden? (Beklenen soru, bakalım cevap hazır mı?)
Anne: Çünkü karşındaki insan hasta ise mikroplar sana da geçebilir.
Deniz: Ben bugün öğretmenimi dudağından öptüm.
Anne: Anne ve baba dışında kimseyi öyle öpme, tamam mı?
Deniz: İyi de anneciiiiim, öğretmenim kimse değil kiiiii....
Anne: ....................(kal gelme yaşamakta)
Burada alınacak ders ve asıl verilmesi gereken cevap şu sanırım:" Denizcim, sen hastaysan sendeki mikroplar da onlara geçebilir...) Başka ne diyebilirim ki?
25.Ekim itibariyle "okullu" oluyorsun, başarı kadar bol şans da diliyorum sana. Ve erken kalkıp erken yol alanlar topluluğuna hoşgeldin diyorum....
Bir de söylemeden geçemeyeceğim, anne ve baba olarak bize bir hüzün çöktü anlatamam, sanki üniversiteye başka bir şehre yolluyoruz seni, ya da ayrı eve çıkıyorsun falan gibi bir moda girdik ki sorma. Hatta bir ara dokunsan ağlayacaktım o derece, anneannen desen iyicene bunalım oldu, evham oldu, hatta kreşi gezerken aşçıya "bulaşıkları nasıl yıkıyorsunuz, elde mi makinada mı?" diye bile sordu. Hehe..
Not: Deniz anne ve babayı şap diye dudağından öpüyor. Hatta bazen hızını alamayıp herkesi öyle öpmeye başlayınca, anlattık "yanağından öp insanları, böyle daha sağlıklı" diye....
Deniz anneyi oyun oynarken şap diye dudağından öper.
Anne: Denizcim, okulda dudaktan öpme tamam mı, yanaktan öp!!
Deniz: Kimi?
Anne: Arkadaşlarını, öğretmenini...
Deniz: Neden? (Beklenen soru, bakalım cevap hazır mı?)
Anne: Çünkü karşındaki insan hasta ise mikroplar sana da geçebilir.
Deniz: Ben bugün öğretmenimi dudağından öptüm.
Anne: Anne ve baba dışında kimseyi öyle öpme, tamam mı?
Deniz: İyi de anneciiiiim, öğretmenim kimse değil kiiiii....
Anne: ....................(kal gelme yaşamakta)
Burada alınacak ders ve asıl verilmesi gereken cevap şu sanırım:" Denizcim, sen hastaysan sendeki mikroplar da onlara geçebilir...) Başka ne diyebilirim ki?
25.Ekim itibariyle "okullu" oluyorsun, başarı kadar bol şans da diliyorum sana. Ve erken kalkıp erken yol alanlar topluluğuna hoşgeldin diyorum....
Bir de söylemeden geçemeyeceğim, anne ve baba olarak bize bir hüzün çöktü anlatamam, sanki üniversiteye başka bir şehre yolluyoruz seni, ya da ayrı eve çıkıyorsun falan gibi bir moda girdik ki sorma. Hatta bir ara dokunsan ağlayacaktım o derece, anneannen desen iyicene bunalım oldu, evham oldu, hatta kreşi gezerken aşçıya "bulaşıkları nasıl yıkıyorsunuz, elde mi makinada mı?" diye bile sordu. Hehe..






2 yorum:
aynı durumu aynı duygu karmaşasını 1.5 ay önce yaşadık:) Halen ara ara da yaşanmakta...
Tanıştığıma çok sevindim :)
sevgiler
evet bende senin gunlukte okuyunca aman neyse dedim hisler ayni:)ben de tanistigimiza cok memnun oldum,gorusmek uzere
Yorum Gönder